Yâ nisâen nebiyyi lestunne keehadim minen nisâi inittegaytunne felâ tahdağne bil gavli feyatmeallezî fî galbihî meraduv ve gulne gavlem mağrûfâ.
Ey Peygamber’in hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınıyorsanız (erkeklerle konuşurken) sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse ümide kapılmasın. Güzel (ve doğru) söz söyleyin.
Ve garne fî buyûtikunne ve lâ teberracne teberrucel câhiliyyetil ûlâ ve egımnes salâte ve âtînez zekâte ve etığnallâhe ve rasûleh, innemâ yurîdullâhu liyuzhibe ankumur ricse ehlel beyti ve yutahhirakum tathîrâ.
Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Ve raddallâhullezîne keferû biğayzıhim lem yenâlû hayrâ, ve kefallâhul mué’minînel gıtâl, ve kânallâhu gaviyyen azîzâ.
Allah, inkâr edenleri, hiçbir hayra ulaşmaksızın kin ve öfkeleriyle geri çevirdi. Allah, savaşta mü’minlere kâfi geldi. Allah, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Ve enzelellezîne zâherûhum min ehlil kitâbi min sayâsîhim ve gazefe fî gulûbihimur ruğbe ferîgan tagtulûne ve teé’sirûne ferîgâ.
Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.
Ve raddallâhullezîne keferû biğayzıhim lem yenâlû hayrâ, ve kefallâhul mué’minînel gıtâl, ve kânallâhu gaviyyen azîzâ.
Allah, inkâr edenleri, hiçbir hayra ulaşmaksızın kin ve öfkeleriyle geri çevirdi. Allah, savaşta mü’minlere kâfi geldi. Allah, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Liyecziyallâhus sâdigîne bisıdgıhim ve yuazzibel munâfigîne in şâe ev yetûbe aleyhim, innallâhe kâne ğafûrar rahîmâ.
Bunun böyle olması Allah’ın, doğruları, doğrulukları sebebiyle mükâfatlandırması, dilerse münafıklara azap etmesi yahut onların tövbesini kabul etmesi içindir. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Yahsebûnel ahzâbe lem yezhebû, ve iy yeé’til ahzâbu yeveddû lev ennehum bâdûne fil ağrâbi yes’elûne an embâikum, ve lev kânû fîkum mâ gâtelû illâ galîlâ.
Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size dair haberleri (gidip gelenlerden) sorsunlar. İçinizde bulunsalardı da pek az savaşırlardı.
Ve lemmâ rael mué’minûnel ahzâbe gâlû hâzâ mâ ve adenallâhu ve rasûluhû ve sadegallâhu ve rasûluh, ve mâ zâdehum illâ îmânev ve teslîmâ.
Mü’minler, düşman birliklerini görünce, “İşte bu, Allah’ın ve Resûlünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resûlü doğru söylemişlerdir” dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.
Minel mué’minîne ricâlun sadegû mâ âhedullâhe aleyh, feminhum men gadâ nahbehû ve minhum mey yentezıru ve mâ beddelû tebdîlâ.
Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.
Gad yağlemullâhul muavvigîne minkum vel gâilîne liıhvânihim helumme ileynâ, ve lâ yeé’tûnel beé’se illâ galîlâ.
Allah içinizde savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine «Bize gelin zorlanmadıkça savaşmayın» diyenleri gerçekten bilir. Zaten bunlardan pek azı savaşa gelir.
Geldikleri zaman da size karşı çok hassastırlar, size yardım etmek istemezler. Ancak savaşta bir korku gelince, onların üzerine ölüm baygınlığı çökmüş insan gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidip te sıra ganimetleri paylaşmaya gelince, mala düşkünlük göstererek, sizi sivri dilleriyle incitirler. Onlar inanmamışlar, bu yüzden Allah onların işlerini boşa çıkarmıştır. Bu Allah’a göre kolaydır.
Gul ley yenfeakumul firâru in ferartum minel mevti evil gatli ve izel lâ tumetteûne illâ galîlâ.
De ki: “Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az yararlandırılırsınız.”
Gul men zellezî yağsımukum minallâhi in erâde bikum sûen ev erâde bikum rahmeh, ve lâ yecidûne lehum min dûnillâhi veliyyev ve lâ nasîrâ.
De ki: “Eğer Allah size bir kötülük dilese, sizi Allah’tan koruyacak kimdir? Yahut size bir rahmet dilese, buna engel olacak kimdir?” Onlar kendilerine Allah’tan başka hiçbir dost ve hiçbir yardımcı bulamazlar.