Saffat (11.sohbet) 22-28.ayetler

SOHBETİ DİNLE:



SOHBETİ DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:

https://yadi.sk/d/tiEbsj2n3QGur9


20171203_1950181818970322.jpg20171203_19454615124661.jpg

 

Mevlit gecesi için bazı ayetler

A

h

zâb Suresi 56. Ayet

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يماً

Allah ve melekler Peygamber’e salât ediyorlar; ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selam verin

Âl-i imrân Suresi 31. Ayet

قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُون۪ي يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Ey Rasulüm,şöyle de: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın”. Allah Gafur’dur Rahim’dir

Nisâ Suresi 80. Ayet

مَنْ يُطِـعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ وَمَنْ تَوَلّٰى فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظاًۜ

Resûlullah’a itaat eden Allah’a itaat etmiş olur, yüz çevirenlere gelince seni onlara bekçi olarak göndermedik.

Görsel

Saffat (10.sohbet) 20-22.ayetler

SOHBETİ DİNLE:

SOHBETİ DİNLEMEK VE İNDİRMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:

https://yadi.sk/d/2HoT7GIU3QGwpt


SAFFAT 20:
وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هَذَا يَوْمُ الدِّينِ ﴿٢٠﴾

Ve kâlû yâ veylenâ hâzâ yevmud dîn(dîni).

1. ve kâlû : ve dediler
2. yâ veylenâ : yazıklar olsun bize, eyvahlar olsun bize
3. hâzâ : bu
4. yevmu : gün
5. ed dîni : dîn

 “Ve eyvahlar olsun bize, (işte) bu dîn günüdür.” dediler.


 SAFFAT 21:
هَذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذِي كُنتُمْ بِهِ تُكَذِّبُونَ ﴿٢١﴾

Hâzâ yevmul faslillezî kuntum bihî tukezzibûn(tukezzibûne).

1. hâzâ : bu
2. yevmu : gün
3. el fasli : fasıl, ayırma hüküm verme
4. ellezî : ki o
5. kuntum : siz oldunuz
6. bi-hi : onu
7. tukezzibûne : tekzip ediyorsunuz, yalanlıyorsunuz

“(İşte) bu tekzip etmiş (yalanlamış) olduğunuz fasıl (haklıyı haksızdan ayırma, hüküm verme) günüdür.”


 SAFFAT 22:
احْشُرُوا الَّذِينَ ظَلَمُوا وَأَزْوَاجَهُمْ وَمَا كَانُوا يَعْبُدُونَ ﴿٢٢﴾

Uhşurûllezîne zalemû ve ezvâcehum ve mâ kânû ya’budûn(ya’budûne).

1. uhşurû : haşredin, biraraya toplayın
2. ellezîne zalemû : ki onlar zulmettiler, zulmedenler
3. ve ezvâce-hum : ve onlara eş olanlar, yardımcı olanlar
4. ve mâ : ve şeyler
5. kânû : onlar oldular
6. ya’budûne : tapıyorlar

” Zulmedenleri ve onların eşlerini (zevcelerini) haşredin (biraraya toplayın)! Ve onların tapmış oldukları şeyleri.”


 20171029_200045140090628.jpg

Saffat (9.sohbet) 16-19.ayetler

SOHBETİ DİNLE :


SOHBETİ DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:

https://yadi.sk/d/jamnBBfl3PqMPc


20171029_200045140090628.jpg

Saffat (8.sohbet) 13-14-15 ayet

 SOHBETİ DİNLE :


SOHBETİ İNDİRMEK VE DİNLEMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:

https://yadi.sk/d/9k_1ABji3PdPqs


20171029_200045140090628.jpg

Saffat (7.Sohbet) 11-12.ayetler

SOHBETİ DİNLE :



Sohbeti dinlemek ve indirmek için alternatif link:

https://yadi.sk/d/QTCuuOjP3PRz4N


SAFFAT 11:

Festeftihim e hum eşeddu halkan em men halaknâ, innâ halaknâhum min tînin lâzibin.

1. fe : artık, haydi
2. istefti-him : onlardan fetva iste, açıklama iste, sor
3. e hum : onlar mı
4. eşeddu : daha kuvvetli
5. halkan : halkoluş, yaratılış bakımından
6. em : yoksa, veya
7. men : kimse
8. halaknâ : biz halkettik, yarattık
9. innâ : muhakkak ki biz
10. halaknâ-hum : onları halkettik, yarattık
11. min tînin : nemli toprak
12. lâzibin : birbirine yapışmış, yapışkan
” Hayır, onlardan fetva iste (sor): “Onlar mı yaratılış bakımından daha kuvvetli, yoksa Bizim (diğer) yarattıklarımız mı?” Muhakkak ki Biz, onları yapışkan nemli topraktan yarattık.”


SAFFAT 12:

بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ ﴿١٢﴾

Bel acibte ve yesharûn(yesharûne).

1. bel : aksine, evet
2. acibte : sen şaşırdın, hayret ettin
3. ve yesharûne : ve onlar alay ediyorlar
” Evet, sen hayret ettin ve onlar (ise) alay ediyorlar.”


20171029_200045140090628.jpg

Saffat (6.Sohbet) 11.ayet

SOHBETİ DİNLE:

SOHBETİ DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK: https://yadi.sk/d/qbL9NH_j3PCaGJ


Saffat (5. Sohbet) 7-10. ayetler

SOHBETİ DİNLE:

SOHBETİ İNDİRMEK VEYA DİNLEMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:

https://yadi.sk/d/D-l9pu2m3NySbc


SAFFAT 7:

وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَانٍ مَّارِدٍ

Ve hıfzan min kulli şeytânin mârid

1. ve hıfzan : ve koruyarak
2. min kulli : hepsinden
3. şeytânin : şeytan
4. mâridin : asi ve azgın.
“Ve marid (azgın ve asi) şeytanların hepsinden muhafaza ederek.”


SAFFAT 8:

لَا يَسَّمَّعُونَ إِلَى الْمَلَإِ الْأَعْلَى وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ ﴿٨﴾

Lâ yessemmeûne ilâl meleil a’lâ ve yukzefûne min kulli cânib(cânibin).

1. lâ yessemmeûne ilâ : kulak veremezler, dinleyemezler
2. el meleil a’lâ : Melei A’lâ, yüce, şerefli topluluk
3. ve yukzefûne : ve atılırlar
4. min kulli : hepsinden
5. cânibin : yanlar, taraflar
” Melei A’lâ’ya kulak verip dinleyemezler ve her taraftan atılırlar (kovulurlar).”


SAFFAT 9:

دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ ﴿٩﴾

Duhûran ve lehum azâbun vâsibun.

1. duhûran : kovularak, kovulmuş olarak
2. ve lehum : ve onlar için, onlar için vardır
3. azâbun : bir azap
4. vâsibun : kesilmeyen, sürekli
 ” Kovulmuş olarak, onlar için kesilmeyen sürekli azap vardır.”


SAFFAT 10:

إِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ ﴿١٠﴾

İllâ men hatıfel hatfete fe etbeahu şihâbun sâkibun.

1. illâ : ancak, başka
2. men : kim, kimse
3. hatıfe : kaptı, kaçtı
4. el hatfete : kapmak, kaçmak
5. fe : o zaman, o taktirde
6. etbea-hu : ona tâbî olur, ona ulaşır
7. şihâbun : yakıcı alev
8. sâkibun : delip geçen, kayıp giden
 ” Ancak kim bir söz kapıp kaçarsa, o taktirde kayıp giden yakıcı bir alev onu takip eder (ona ulaşır, yok eder).”

Saffat suresi (4.Sohbet) 5-6-7.ayetler

NOT: SES KAYDI YENİLENEREK TEKRAR YAYINLANMIŞTIR


SOHBETİ DİNLE:

SOHBETİ DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:

https://yadi.sk/d/2FHMJ7VN3NmuYJ


SAFFAT 5:

رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِ ﴿٥﴾

Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ ve rabbul meşârık(meşârıkı).

1. rabbu : Rab
2. es semâvâti : semalar, gökler
3. ve el ardı : ve yeryüzü
4. ve mâ beyne-humâ : ve ikisi arasındakiler
5. ve rabbu : ve Rab
6. el meşârıkı : şarklar, doğular

” Göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. Ve doğuların (da) Rabbidir.”


SAFFAT 6:

إِنَّا زَيَّنَّا السَّمَاء الدُّنْيَا بِزِينَةٍ الْكَوَاكِبِ ﴿٦﴾

İnnâ zeyyennâs semâed dunyâ bi zîynetinil kevâkib(kevâkibi).

1. innâ : muhakkak ki biz
2. zeyyennâ : süsledik
3. es semâe : sema, gökyüzü
4. ed dunyâ : dünya,EN YAKIN
5. bi zîynetin : ziynet ile
6. el kevâkibi : yıldızlar

 “Muhakkak ki Biz; en yakın semayı, yıldızları ziynet kılarak süsledik.”


SAFFAT 7:

وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَانٍ مَّارِدٍ

Ve hıfzan min kulli şeytânin mârid(mâridin).

1. ve hıfzan : ve koruyarak
2. min kulli : hepsinden
3. şeytânin : şeytan
4. mâridin : asi ve azgın
“Ve marid (azgın ve asi) şeytanların hepsinden muhafaza ederek.”

Saffat (4.Sohbet) 4-5-6.ayetler

SOHBETİ DİNLE:

SOHBETİ DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:

https://yadi.sk/d/2FHMJ7VN3NmuYJ


SAFFAT 5:

رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِ ﴿٥﴾

Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ ve rabbul meşârık(meşârıkı).

1. rabbu : Rab
2. es semâvâti : semalar, gökler
3. ve el ardı : ve yeryüzü
4. ve mâ beyne-humâ : ve ikisi arasındakiler
5. ve rabbu : ve Rab
6. el meşârıkı : şarklar, doğular

” Göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. Ve doğuların (da) Rabbidir.”


SAFFAT 6:

إِنَّا زَيَّنَّا السَّمَاء الدُّنْيَا بِزِينَةٍ الْكَوَاكِبِ ﴿٦﴾

İnnâ zeyyennâs semâed dunyâ bi zîynetinil kevâkib(kevâkibi).

1. innâ : muhakkak ki biz
2. zeyyennâ : süsledik
3. es semâe : sema, gökyüzü
4. ed dunyâ : dünya
5. bi zîynetin : ziynet ile
6. el kevâkibi : yıldızlar

 “Muhakkak ki Biz; dünya semasını, yıldızları ziynet kılarak süsledik.”


SAFFAT 7:

وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَانٍ مَّارِدٍ ﴿٧﴾

Ve hıfzan min kulli şeytânin mârid(mâridin).

1. ve hıfzan : ve koruyarak
2. min kulli : hepsinden
3. şeytânin : şeytan
4. mâridin : asi ve azgın
“Ve marid (azgın ve asi) şeytanların hepsinden muhafaza ederek.”