SOHBETİ DİNLE:
SOHBETİ DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:
https://yadi.sk/d/tiEbsj2n3QGur9


SOHBETİ DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:
https://yadi.sk/d/tiEbsj2n3QGur9



A

h

zâb Suresi 56. Ayet
اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يماً
Allah ve melekler Peygamber’e salât ediyorlar; ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selam verin
Âl-i imrân Suresi 31. Ayet
قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُون۪ي يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
Ey Rasulüm,şöyle de: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın”. Allah Gafur’dur Rahim’dir
Nisâ Suresi 80. Ayet
مَنْ يُطِـعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ وَمَنْ تَوَلّٰى فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظاًۜ
Resûlullah’a itaat eden Allah’a itaat etmiş olur, yüz çevirenlere gelince seni onlara bekçi olarak göndermedik.
SOHBETİ DİNLEMEK VE İNDİRMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:
https://yadi.sk/d/2HoT7GIU3QGwpt
Ve kâlû yâ veylenâ hâzâ yevmud dîn(dîni).
| 1. | ve kâlû | : ve dediler |
| 2. | yâ veylenâ | : yazıklar olsun bize, eyvahlar olsun bize |
| 3. | hâzâ | : bu |
| 4. | yevmu | : gün |
| 5. | ed dîni | : dîn |
“Ve eyvahlar olsun bize, (işte) bu dîn günüdür.” dediler.
Hâzâ yevmul faslillezî kuntum bihî tukezzibûn(tukezzibûne).
| 1. | hâzâ | : bu |
| 2. | yevmu | : gün |
| 3. | el fasli | : fasıl, ayırma hüküm verme |
| 4. | ellezî | : ki o |
| 5. | kuntum | : siz oldunuz |
| 6. | bi-hi | : onu |
| 7. | tukezzibûne | : tekzip ediyorsunuz, yalanlıyorsunuz |
“(İşte) bu tekzip etmiş (yalanlamış) olduğunuz fasıl (haklıyı haksızdan ayırma, hüküm verme) günüdür.”
Uhşurûllezîne zalemû ve ezvâcehum ve mâ kânû ya’budûn(ya’budûne).
| 1. | uhşurû | : haşredin, biraraya toplayın |
| 2. | ellezîne zalemû | : ki onlar zulmettiler, zulmedenler |
| 3. | ve ezvâce-hum | : ve onlara eş olanlar, yardımcı olanlar |
| 4. | ve mâ | : ve şeyler |
| 5. | kânû | : onlar oldular |
| 6. | ya’budûne | : tapıyorlar |
” Zulmedenleri ve onların eşlerini (zevcelerini) haşredin (biraraya toplayın)! Ve onların tapmış oldukları şeyleri.”

SOHBETİ DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:
https://yadi.sk/d/jamnBBfl3PqMPc

Sohbeti dinlemek ve indirmek için alternatif link:
https://yadi.sk/d/QTCuuOjP3PRz4N
SAFFAT 11:
Festeftihim e hum eşeddu halkan em men halaknâ, innâ halaknâhum min tînin lâzibin.
| 1. | fe | : artık, haydi |
| 2. | istefti-him | : onlardan fetva iste, açıklama iste, sor |
| 3. | e hum | : onlar mı |
| 4. | eşeddu | : daha kuvvetli |
| 5. | halkan | : halkoluş, yaratılış bakımından |
| 6. | em | : yoksa, veya |
| 7. | men | : kimse |
| 8. | halaknâ | : biz halkettik, yarattık |
| 9. | innâ | : muhakkak ki biz |
| 10. | halaknâ-hum | : onları halkettik, yarattık |
| 11. | min tînin | : nemli toprak |
| 12. | lâzibin | : birbirine yapışmış, yapışkan |
SAFFAT 12:
Bel acibte ve yesharûn(yesharûne).
| 1. | bel | : aksine, evet |
| 2. | acibte | : sen şaşırdın, hayret ettin |
| 3. | ve yesharûne | : ve onlar alay ediyorlar |

SOHBETİ DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK: https://yadi.sk/d/qbL9NH_j3PCaGJ

SOHBETİ İNDİRMEK VEYA DİNLEMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:
https://yadi.sk/d/D-l9pu2m3NySbc
SAFFAT 7:
Ve hıfzan min kulli şeytânin mârid
| 1. | ve hıfzan | : ve koruyarak |
| 2. | min kulli | : hepsinden |
| 3. | şeytânin | : şeytan |
| 4. | mâridin | : asi ve azgın. |
SAFFAT 8:
Lâ yessemmeûne ilâl meleil a’lâ ve yukzefûne min kulli cânib(cânibin).
| 1. | lâ yessemmeûne ilâ | : kulak veremezler, dinleyemezler |
| 2. | el meleil a’lâ | : Melei A’lâ, yüce, şerefli topluluk |
| 3. | ve yukzefûne | : ve atılırlar |
| 4. | min kulli | : hepsinden |
| 5. | cânibin | : yanlar, taraflar |
SAFFAT 9:
Duhûran ve lehum azâbun vâsibun.
| 1. | duhûran | : kovularak, kovulmuş olarak |
| 2. | ve lehum | : ve onlar için, onlar için vardır |
| 3. | azâbun | : bir azap |
| 4. | vâsibun | : kesilmeyen, sürekli |
SAFFAT 10:
İllâ men hatıfel hatfete fe etbeahu şihâbun sâkibun.
| 1. | illâ | : ancak, başka |
| 2. | men | : kim, kimse |
| 3. | hatıfe | : kaptı, kaçtı |
| 4. | el hatfete | : kapmak, kaçmak |
| 5. | fe | : o zaman, o taktirde |
| 6. | etbea-hu | : ona tâbî olur, ona ulaşır |
| 7. | şihâbun | : yakıcı alev |
| 8. | sâkibun | : delip geçen, kayıp giden |
NOT: SES KAYDI YENİLENEREK TEKRAR YAYINLANMIŞTIR
SOHBETİ DİNLE:
SOHBETİ DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:
https://yadi.sk/d/2FHMJ7VN3NmuYJ
SAFFAT 5:
Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ ve rabbul meşârık(meşârıkı).
| 1. | rabbu | : Rab |
| 2. | es semâvâti | : semalar, gökler |
| 3. | ve el ardı | : ve yeryüzü |
| 4. | ve mâ beyne-humâ | : ve ikisi arasındakiler |
| 5. | ve rabbu | : ve Rab |
| 6. | el meşârıkı | : şarklar, doğular |
” Göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. Ve doğuların (da) Rabbidir.”
SAFFAT 6:
İnnâ zeyyennâs semâed dunyâ bi zîynetinil kevâkib(kevâkibi).
| 1. | innâ | : muhakkak ki biz |
| 2. | zeyyennâ | : süsledik |
| 3. | es semâe | : sema, gökyüzü |
| 4. | ed dunyâ | : dünya,EN YAKIN |
| 5. | bi zîynetin | : ziynet ile |
| 6. | el kevâkibi | : yıldızlar |
“Muhakkak ki Biz; en yakın semayı, yıldızları ziynet kılarak süsledik.”
SAFFAT 7:
Ve hıfzan min kulli şeytânin mârid(mâridin).
| 1. | ve hıfzan | : ve koruyarak |
| 2. | min kulli | : hepsinden |
| 3. | şeytânin | : şeytan |
| 4. | mâridin | : asi ve azgın |
SOHBETİ DİNLE:
SOHBETİ DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:
https://yadi.sk/d/2FHMJ7VN3NmuYJ
SAFFAT 5:
Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ ve rabbul meşârık(meşârıkı).
| 1. | rabbu | : Rab |
| 2. | es semâvâti | : semalar, gökler |
| 3. | ve el ardı | : ve yeryüzü |
| 4. | ve mâ beyne-humâ | : ve ikisi arasındakiler |
| 5. | ve rabbu | : ve Rab |
| 6. | el meşârıkı | : şarklar, doğular |
” Göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. Ve doğuların (da) Rabbidir.”
SAFFAT 6:
İnnâ zeyyennâs semâed dunyâ bi zîynetinil kevâkib(kevâkibi).
| 1. | innâ | : muhakkak ki biz |
| 2. | zeyyennâ | : süsledik |
| 3. | es semâe | : sema, gökyüzü |
| 4. | ed dunyâ | : dünya |
| 5. | bi zîynetin | : ziynet ile |
| 6. | el kevâkibi | : yıldızlar |
“Muhakkak ki Biz; dünya semasını, yıldızları ziynet kılarak süsledik.”
SAFFAT 7:
Ve hıfzan min kulli şeytânin mârid(mâridin).
| 1. | ve hıfzan | : ve koruyarak |
| 2. | min kulli | : hepsinden |
| 3. | şeytânin | : şeytan |
| 4. | mâridin | : asi ve azgın |