(BU SEZONUN SON SOHBETİNİ ,YASİN SURESİNİ TAMAMLAYARAK YAPMIŞ BULUNUYORUZ , ELHAMDÜLİLLAH. YAZ SONUNDA OKULLARIN AÇILMASIYLA BERABER SOHBETLER DEVAM EDECEKTİR, ALLAH NASİB EDERSE.)
E ve leysellezî halakas semâvâti vel arda bi kâdirin alâ en yahluka mislehum, belâ ve huvel hallâkul alîm(alîmu).
1.
e
: mi?
2.
ve leyse
: ve değil
3.
ellezî
: ki o, … o dur
4.
halaka
: halketti, yarattı
5.
es semâvâti
: semalar, gökler
6.
ve el arda
: ve arz, yeryüzü, yer, yerler
7.
bi kâdirin alâ
: …’e kaadir olan
8.
en yahluka
: yaratmak, yaratmaya
9.
misle-hum
: onların benzeri, aynısı, eşi
10
belâ
: evet
11
ve huve
: ve o
12
el hallâku
: yaratan, yaratıcı
13
el alîmu
: en iyi bilen
“Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerini de yaratmaya kadir değil midir? Evet (kadirdir)! Çünki O, Hallâk (herşeyi çokça yaratan)dır, Alîm (hakkıyla bilen)dir.”
Ve zellelnâhâ lehum fe minhâ rakûbuhum ve minhâ ye’kulûn(ye’kulûne).
1.
ve zellelnâ-hâ
: ve biz onu zelil ettik, itaatkâr kıldık, boyun eğdirdik
2.
lehum
: onlara, onlar için
3.
fe
: böylece
4.
min-hâ
: ondan
5.
rakûbu-hum
: onların binekleri, kendilerinin binekleri
6.
ve min-hâ
: ve ondan
7.
ye’kulûne
: yerler
” Ve Biz onları (hayvanları), onlara zelil (itaatkâr) yaptık. Böylece onlardan, kendilerinin binekleri oldu (onlara binerler) ve onlardan (etlerinden) yerler.”
E ve lem yerav ennâ halaknâ lehum mimmâ amilet eydînâ en’âmen fe hum lehâ mâlikûn(mâlikûne).
1.
e
: mı
2.
ve lem yerev
: ve görmüyorlar, görmediler
3.
ennâ
: nasıl
4.
halaknâ
: biz halkettik, yarattık
5.
lehum
: onlara, onlar için
6.
mimmâ (min mâ)
: şeylerden
7.
amilet
: yaptı
8.
eydî-nâ
: ellerimiz
9.
en’âmen
: hayvanlar
10
fe
: böylece
11
hum
: onlar
12
lehâ
: ona
13
mâlikûne
: malik olanlar
“Ellerimizle yaptığımız şeylerden onlar için ENAM’ı(faydalı hayvanları) nasıl halkettiğimizi görmediler mi? Onlar, böylece onlara (hayvanlara) malik olurlar.”